13/9/2007 - SEVİNÇ,HÜZÜN,YANSIMA...
YANSIMA
Gözlerim kan çanağı gibi.Öylece aynanın karşısında duruyorum...
Sadece kendime bakıyorum ve sessizliğe sesleniyorum.
Gelip beni almasını istiyorum ama anlıyorum ki sessizlik çok uzağımda...
Niye sessizliğe seslendiğimide tam anlamıyla bilmiyorum.Tek bildiğim aklımdakileri silmek istememdir.Belki diyorum...Belki sessizlik gelirse bana da yardımcı olur...
O zaman bana da sessizliği öğretebilir.Bende sessizliğin bi parçası olurum ve o zaman istediğim kadar sessiz kalabilirim.O zaman birilerinin karşısında küçülmem,bazılarının karşısınada çıkmam.Çıkmak istesem de ÇIKAMAM...
Yağmur yağsa...
Gökyüzü simsiyah olsa...
Ve ben sessizliğe,yağmurların beni çağırdığı yere doğru yol alsam...
Sonrada ansızın düşsem ve karanlığa doğru gitsem...

SEVİNÇ VE HÜZÜN
bazen an gelir içimiz durduk yere bi sevinçle dolar.Sonra an gelir hüzün kaplar her tarafımızı...
Aslında burda arada durduk yere bi sevinç kaplar ya her tarafımızı,İşte o zaman aslında en mutsuz durumdayızdır yine.Çünkü bu anlık duygular sürekli değişerek bizi daha da mutsuz eder...Vücudumuz zaten belirli bi süreden sonra belki bu duyguların değişimini kaldıramaz yenik düşer,hasta bile olabilir...
Demek istediğim hüzün sevinci bazı anlarda yener...
her zaman olumsuzluk yanı ağır basar ya işte hayat ta öyle.Olumsuzluklar bizi daha çok etkiler daha çok ezer ve daha çok iz bırakır.Her ne kadar sevinçlerimiz güzel olsa da mutsuzluklarımız daha ağır basar...
hayatın kanunu bu galiba... :)
Yine de bazen o anlık sevinçlerde bizi ayakta tutabilir.tabi sonrasını hüzne bırakması da iyi değildir...
......
Bililiyor musunuz sevinç hüzün ve yansıma birbirine kenetlenmiş zincirler gibi görünüyor.ayrılmaz gibi...
sevinçler olur ama arasına hüzünlerde katılır.tabi böyle de olunca kendimizin yansımasını görüyoruz...
herşey yansımamızda birleşir...
isimsiz cadı
|