CaDı' NıN MeKaNıNa HoŞ GeLDiNiZ...

23/9/2007 - ELİMİZDEKİLERİN DEĞERİNİ BİLMEK

Biraz uzun ama çok beğendim bu hikayeyi...biz insanların ne kadar bencil olduğumuzu gösteriyor.herşeyin olmasını isteriz.oysa elimizdekilerle yetinmeyi bilmeyiz...(isimsiz cadı)

 ***************************************

Bir zamanlar bir tepenin üzerindeki villada bir oğlan çocuğu yaşarmış.
İyi de yaşarmış.

Köpekleri ve atları, otomobilleri ve müziği severmiş..Yüzmeye gider, futbol oynar, güzel kızlara bayılırmış...
Bir gün Tanrı'ya "Büyüdüğüm zaman neler istediğimi buldum, uzun uzun düşünüp" demiş...
"Neler"... demiş Tanrı...
"Bir büyük evde yaşamak isterim. Ön kapısında heykeller olsun.
Arka kapıda iki St. Bernard köpeği... Uçsuz bucaksız bir bahçe içinde...
Uzun, çok güzel ve çok müşfik bir kadınla evlenmek isterim. Siyah saçlı, mavi gözlü, gitar çalan ve tatlı tatlı şarkılar söyleyen..."

"Üç güçlü oğlum olsun isterim ki, onlarla futbol oynayabileyim. Büyüdüklerinde birisi büyük bir bilim adamı, öteki senatör,üçüncüsü de milli santrafor olsun."
"Ben bir seyyah olayım... Okyanuslara yelken açayım, dağların zirvelerine tırmanayım,insanları kurtarayım.
Bir Ferrari kullanayım, yollarda..."
"Ne güzel bir hayal bu" demiş, Tanrı...
"Mutlu olmanı dilerim..."
Bir gün oğlan futbol oynarken ayağını incitmiş. Ondan sonra değil dağlara, ağaçlara bile tırmanamaz olmuş.Okyanuslara yelken açmak da hayal olmuş tabii...
Bunun üzerine pazarlama okuyup, tıbbi malzemeler dağıtan bir şirket kurmuş.
Bir kızla evlenmiş, çok güzel ve çok müşfik.Ama uzun değil kısaymış. Saçları siyahmış ama, gözleri mavi
değil,

ela imiş. Gitar çalamaz, şarkı söyleyemezmiş ama,
harika yemek pişirir, olağanüstü güzel kuş resimleri yaparmış. İşi dolayısı ile kent dışında bir villada değil, kentte bir apartmanın
teras katında oturmak zorunda kalmış,ama evinin deniz manzarası gene harikaymış. İki St.Bernard besleyecek bahçesi yokmuş ama,
evinde harika tüylü bir Ankara kedisi varmış.Üç kızı olmuş.En küçükleri tekerlekli sandalyede yaşamak zorundaymış, ama en güzelleriymiş. Üç kız da babalarını çok severlermiş.Onunla futbol oynayamazlarmış ama birlıkte denize, parklara giderlermiş. Uçurtma uçurdukları da olurmuş, bazen.
En küçükleri hariç tabii. O gölgede bir ağacın altında oturur, gitarı ile şarkılar söylermiş.İyi para kazanmış ama öyle kırmızı bir Ferrarisi olmamış. Bir sabah uykudan üzüntü içinde uyanmış ve en iyi arkadaşına
koşmuş...
"Ben" demiş "Hiç mutlu değilim..."
"Neden"... demiş, arkadaşı...
"Çocukken siyah saçlı, uzun boylu, mavi gözlü, gitar çalıp şarkı söyleyen bir kızla evlenmek isterdim.Oysa karım uzun değil, ela gözlü, gitar da çalamıyor."

"Karın çok güzel" demiş, arkadaşı...
"Harika resimler yapıyor, enfes yemekler pişiriyor üstelik."
Adam dinlememiş bile onu... Bir gün karısına "Hiç mutlu değilim" diye dökmüş içini...
"Neden" demiş, karısı...
"Çünkü büyük bir bahçe içinde bir villada yaşamayı düşlerdim, oysa 47. katta bir apartman dairesine tıkıldım.İki St. Bernard'ın yaşayacağı bir bahçem olsun isterdim, hani nerede..
"Konforlu bir apartmanda yaşıyoruz" demiş, karısı...
"Oturduğumuz yerden okyanus görünüyor. Gülüyor, eğleniyor, birbirimizi seviyoruz. Kedimizi okşuyor, güzel kuşların resimlerini yapıyoruz...Üç de harika çocuğumuz var."
Adam dinlemiyormuş bile...
Ruh doktoruna koşmuş bir gün...
"Ben mutlu değilim" diye...
"Niye" demiş, doktor...
"Çünkü ben bir gezginci olmak, okyanuslara açılmak, dağlara tırmanmak,
insanları kurtarmak isterdim.Oysa masa başı işim ve sakat bir dizim var şimdi..."
Ama sattığın tıbbi malzemeler yığınla hayat kurtarıyor" demiş,
doktor.Adam dinlememiş bile. Doktor da ona 100 $ vizite yazıp yollamış.
Bir gün mhasebecisine "Ben çok mutsuzum" demiş...

"Neden" demiş, muhasebeci... "Bir kırmızı Ferrarim olsun isterdim hep... Ve dünya umurumda olmasın. Oysa işe metro ile gidip geliyorum. Bir yığın da sorunlarım var.''

"İyi giyiniyor, en iyi restoranlara gidiyorsun.
Bütün Avrupa ve Amerika'yı gezdin" demiş, muhasebeci.
Ama adam dinlemiyormuş bile. Muhasebeci adama 100 $ danışma ücreti fatura edip yollamış. Onun da hayalinde kırmızı Ferrari varmış çünkü. Adam, rahibe "Çok mutsuzum" demiş...
"Neden" demiş, rahip...
"Üç oğlum olsun isterdim. Biri politakacı, biri bilim adamı, biri sporcu

 Oysa üç kızım oldu. Birisi yürüyemiyor bile..."

"Ama çok güzel ve çok zeki üç kızın var" demiş, rahip... "Seni çok seviyorlar. Başarılı da oldular. Biri hemşire, biri sanatçı biri de müzik hocası..."
Ama adam dinlemiyormuş bile...
Öyle mutsuzmuş ki hasta olmuş sonunda.
Bir beyaz hastane odasında, etrafı beyaz giyinmiş hemşirelerle dolu yatıyormuş.Vücuduna bağlı teller hastaneye kendi sattığı kalp cihazına
gidiyor,kollarına bağlı serumlarla besleniyormuş.
Fena halde mutsuzmuş adam şimdi.
Ailesi, dostları ve rahibi yatağının başına toplanmışlar. Onlar da 

üzüntü içindeymiş. Mutlu olanlar sadece ruh doktoru ile muhasebecisi imiş. Bir gece adam hastane odasında Tanrı ile yalnız kaldığında
"Tanrım" demiş...
"Hatırlar mısın, çocukken sana yalvarmış ve istediklerimi sıralamıştım"
"Hatırladım" demiş, Tanrı...
"Güzel bir hayaldi."

"Peki, niye onların hiç birini vermedin bana" demiş, adam...
"Verebilirdim" demiş, Tanrı...
"Ama sana istemediğin şeyleri vererek bir sürpriz yapmak istedim''

"Bak neler verdim sana..." Bir güzel, sevecen eş,iyi bir iş, yaşanacak güzel bir ev.
Üç tatlı kız evlat...
Bir araya getirdiğim en güzel yaşam paketlerinden biriydi bu."
"Evet" demiş, adam...
"Ama bana benim gerçekten istediklerimi vereceksin sandım."
'ben de senin, benim gerçekten istediğimi vereceğini sandım" demiş,Tanrı...
"Sen ne istedin ki" demiş, adam hayretle...
Tanrı'nın da bazı şeyler isteyeceğini hiç düşünmemişmiş hayatında 

"Sana verdiklerimle mutlu olmanı istemiştim" demiş, Tanrı...
Adam karanlık odasında sabaha kadar düşünmüş.
Sonunda yeni bir hayal kurmaya karar vermiş.
Yıllar önce kurduğu hayalin yerine
"Keşke bunu hayal etseydim" dediği bir hayal...
Bu defaki hayalinde, zaten sahip olduğu şeyler varmış hep.
Adam kısa zamanda iyileşmiş.47.kattaki dairesinde çok mutlu yaşamış.
Kızların şen şakrak sesleri,eşinin derin ela gözleri ve harika kuş resimleri arasında mutlu olduğunu hissedermiş bütün gün... Geceleri de okyanusa yansıyan kentin ışıklarının dalgalar üzerinde oynaşmasına bakar, gülümsermiş... Sınır tanımadan büyük düşünmek...
Hayal gücünü sonuna kadar zorlamak... Ama elde ettikleriyle de mutlu olmayı bilebilmek...

 

Tanrı'nın insana verebileceği en büyük iki nimet bu olmalı...Bakın bakalım, size neler vermiş Tanrı...
LOREN SEIBOLD isimli bir yazarın büyükler için yazdığı çağdaş bir masal...

 

isimsiz cadı

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-09-29 00:43:24 - canım benim....

Yazan:giz
Güzel kardeşim yazdığın hikaye gerçekten çok güzel vede hayatın içinden gerçekçi olmuş.Bu konumda olan elindekinin kıymetini bilmeden hep elinde olmayanların peşinde koşup hayatı kendine zindan eden ne çok insanımız var.....

Elimizdekileri masaya yatırıp iyice bir bakmalı,nelere sahip olduğumuzu iyice bir düşünmeliyiz .....diğer insanların yaşamları ile kıyaslama yapmalı ve ona göre iyi düşünmeliyiz....

Ama bu değerlendirmeyi yaparken bizden iyi durumda olanlar ile değil,kötü durumlarda olanlarıda düşünmeli ayrıca hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığınıda unutmamalıyız...

''Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür'' misali olmamalı baktığımız iyi görmeliyiz.......

Paylaşım için tşkler canım....kusura bakma epeydir gelemedim işler yoğun.....

Sevgiler kardeşim......
Bağlantı

2007-09-28 08:46:34 - İŞTE BU...

Yazan:SessizSenfoni

Öğrencilerime öykü anlatırım ben sık sık... Ve tartışırız sonra o hikayenin üzerine...
Ve senin yayınlamış bu öykü benim ilk öykümdür sınıfta anlattığım... Her sınıfta ilk bu öyküyü anlatırım... Elimizdekilerin değerini bilmek derim öğrencilerime...
Elimizdekilerim kıymetini bilmek lazım be cannn... Ama kaybetmeden önce... Mutluluğu dışarıda aramak yanlış... Mutluluk içimizde ve elimizdekilerin kıymetini bilmekte...

HEP SEVGİYLE KAL... HEP UMUTLA... AŞKLA... VE ŞANSLA...

Bağlantı

2007-09-28 07:25:58 - ...pencerem

Yazan:ppencerem
merhabalar
çok güzeldi bu yazı isimsiz cadım
aslında ne çok şeye sahip adam,ne güzel bir yaşamı var;hayata hep karanlık bir pencereden bakıyor...
yazıyı okudukdan sonra düşündüm ve bende onca şey isteyip bekleyip,çoğu zaman bir memnuniyetsizlikle dolanıyorum,Rabbe sunmam gereken şükranı erteliyorum...
mutlu olmak için o kadar çok neden var ki aslında...

teşekkürler bu güzel yazı için.
sevgiler canım
Bağlantı

2007-09-27 15:15:17 - Merhaba

Yazan:fatihinsatirlari
Rüzgarın kemanını çaldığı,damlaların cama vurduğu bir pencerede yatağına uzanıpta keşke dediğin tüm güzellikler gerçek olsun.

Bağlantı

2007-09-27 15:12:42 - selam..

Yazan:amozonik
'Gündüz bize en uzak görünen cisim ,güneştir.Ancak geceleri kat kat uzakta olan yıldızları görürüz.Fakat dünyanın varlığını sürdürebilmesi için gerekli olan enerji güneştedir.Daima hayaller kurmalı,en uzakları hayal etmeli,fakat elimizdekilerin bize verebileceklerini göz ardı etmeden.''

saygılarımla.Çok çok güzel bir hikaye idi.Türlü türlü yaşamlara göre ,türlü hikayeler var,buda elindekinin değerini bilmeyenlere...

Bağlantı

2007-09-26 22:08:05 - ...

Yazan:leti
kolay gelsin ...
Bağlantı

2007-09-26 18:01:38 - selam cadıcım!!

Yazan:elci
neden yazmıyorsun?
susma sana susmak yakışmıyor ,sen bana bakma ben hala sizin öğrecizim.
Bağlantı

2007-09-26 14:45:54 - :)

Yazan:sertalpbilal
çok güzel tatlı bir hikaye bu. aslında insan olarak elimizdekilerin değerini ne de çabuk unutuyoruz. sonra çıkıp isyanlarda bulunuyoruz (ben çok yaparım bunu). elimizdeki ile sevinebilmeyi bilmek bence dünyadaki en büyük bilgelik. bunu yapabilen bir insan hayatını çok güzel yaşar. umarım hepimiz bu sırra vakıf olabiliriz.
yazılarınız çok güzel, ellerinize ve yüreğinize sağlık,
sağlıcakla..
Bağlantı

2007-09-25 07:07:46 - selam cadıcım!!

Yazan:elci
Güzel bir hikaye basit ve anlamlı ,hikayedeki tanrıda çok iyi! Zira verdiği şeylere göre adamın sadece onlarla mutluluğun istiyor,ama bizim tanrımız verdiği şeylere ve nimetlere karşılık bizden onu hep ibadet ve şukr etmemizi istiyor!!
Ama bence dünya malı mutluluğa lazim ama kafi ve yeterli değil,mutluluk her insanın içinde , çok çobanlar gördüm çollerde ki sadece koyunlarıyla bile mutlu mutlu yaşıyorlardı.
Biz aç olsak iyi!zira o zaman yalnız bir şey düşünürdüz ve oda ekmek,ama şimdi aç olmadığımıza göre türlü türlü şeyleri aklımızda keçirip temenni ediyoruz
Bağlantı

2007-09-24 15:43:07 - Merhaba canım...

Yazan:SessizSenfoni

Ben geldim cannnn... Okullar açıldı, bir koşuşturmaca başladı... Öyle yoğunum ki... Hani başımı kaşıtmaya adam tutacağım neredeyse... Eve pestil halinde geliyorum... Ve bir sürü de iş getiriyorum peşimsıra... Bir süre daha böyle gidecek... Sonra inşallah rahat rahat konaklayacağım dost sayfalarda...
Bir de hasta oldum biliyor musun daha okulun ilk haftasında... Üşütmüşüm, her yerim ağrıyor... Bir de üzerine öksürük... Sesim de kısıldı... Okul bana yaramıyor galiba...
Neyse, bana müsade...

YÜREĞİMİN KOLLARIYLA KUCAKLIYORUM SENİ CANIM...
HEP SEVGİYLE KAL... HEP UMUTLA... AŞKLA... VE ŞANSLA...

Bağlantı

2007-09-24 11:48:52 - Merhaba canım...

Yazan:fatihinsatirlari
Sürükleyici bir yazı idi....
Yanı su İstanbulun yağmurlu gününde pc.nın basında dalıp gittim yazına....

Güzel bir hafta geöçirmen dileklerimel...
Sevgiyle kal...
Bağlantı

2007-09-23 22:12:06 - bu türden yazıları sevıyorsun degıl mı?

Yazan:missing86
bende çok severim böle içinde ders veren öyküleri...sana bahsetmıştımya...işte bu yazıda onların ıcıne yerlestı bugün..güzel bir yazı..anlamı büyük..
su sıralr bır kıtap okuyorum..TANRI İLE DOSTLUK...kitabın yazarı tanrı ıle dıalog kurdugunu söylüyor.ve tanrının ona söyledıkelrını bir elcıymıs gıbı bıze yöneltıyor..garıbıme gıttı..birazda korktum sanırım.nasıl olur dıyorum bazen ,bazen şaşkınlıkla okuyorum,bazende ınanmıyorum..
garıp bır duygu...
.......................
şansla kal canım...
iyi akşamlar...
Bağlantı

2007-09-23 19:46:17 - merhaba güzel cadı :)

Yazan:ruhlargemisi
Bazen verilen nimetlerin farkına varamıyoruz ve gün gelip ellerimizle yok ettiklerimiz için pişman oluyoruz hem de hiç hakkımız olmadığı halde...

Canım güzel yüreğindeki tüm dilekler dilerim ki gerçekleşsin
Güzel ziyaretin ve iyi dileklerin için teşekkür ederim
Sevgilerimle....
Bağlantı

2007-09-23 19:01:02 - selam cadıcım!!

Yazan:elci
Maşallah
bukader yazıyı yazdınız maşallah ama bana zaman lazim onu okumam için yarın okuyup mutlaka yorum yazarım
sevgile
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

***Hayatı akıp giden bir nehir gibi düşün... Ya nerede olduğundan emin olarak kıyıda kal, Ya da hayatın seni başka yerlere götürmesine izin ver***

Bannerim

Graphics by yinebiirgulnihal/YBG

Media Player

<< Aranjues D'amour>>

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Arkadaşlarım

h2so4
oykum57
unutulan
baharla
zuzum
herneyse
acilarparki
annemyok
neslinursema3
mitalca31
tuana82
sekerkizz
yenibirgun
hamelisis
yanlizlikbenimadim
uzlet
shedar
aksamgunesi69
ruhlargemisi
fuadyusufoglu
yakamoz37
bncem bnc
prewar
supriz
lamure
biribenidurdursunn